13 Ağu 2026

“10’uncu Yılında 15 Temmuz ve Millî İradenin Zaferi” Söyleşisi

İTÜ’de düzenlenen “10’uncu Yılında 15 Temmuz ve Millî İradenin Zaferi” söyleşisinde, istikbâline ve iradesine sahip çıkan milletimizin sarsılmaz gücü inanç ve coşkuyla yâd edildi. İTÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Ertem ile İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Enis Doko'nun konuk olduğu söyleşide, 15 Temmuz'un toplumsal ve düşünsel boyutları ele alındı. Millî birlik, demokrasi ve ortak hafıza ekseninde değerlendirmelerde bulunuldu.

Haber: İTÜ Medya ve İletişim Ofisi

Söyleşi, 29 Temmuz 2026 tarihinde İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde kamuya açık olarak düzenlendi. Saygı Duruşu’nda bulunulması ve İstiklal Marşı okunmasının ardından İTÜ Abdülhakim Sancak Camii müezzini Mustafa Şenler tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, şehitler için dua edildi. Ekranda gösterilen sinevizyon ile 15 Temmuz gecesi, milletimizin ortaya koyduğu direniş ve millî iradenin zaferi hafızlarda tazelendi.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, konuşmacılara ve dinleyicilere teşekkür ederek 15 Temmuz hain darbe girişiminin benzerlerinin gelecekte yaşanmaması için yapılması gerekenlerden söz etti. Bu süreçte üniversitelere ve eğitime düşen görevin; liyakatli, şeffaf bir şekilde; vatanımız, milletimiz ve ortak değerlerimiz için çalışmak olduğunun altını çizdi. Rektörümüz, herkesin kendi işini en doğru şekilde yapmasının önemine değindi.

Üniversite olarak kendilerine büyük bir sorumluluk düştüğünü dile getiren Prof. Dr. Mandal, 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı ortak bir irade zemininde buluşulduğunu hatırlatarak “Millî irade; birlikte hareket edebilme, bir olabilme noktasıdır. Üniversitemizde hep söylemeye çalıştığım ve öğrencilerimizde görmekten memnuniyet duyduğum ‘birlikte hareket edebilme, birlikte öğrenebilme, birlikte çalışabilme ve birlikte başarabilme’ bilinci, 15 Temmuz’daki en önemli kazanımımızdı” dedi. Rektörümüz, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında kaybettiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet; gazilerimize şifalar diledi.

15 Temmuz darbe girişimine giden yola felsefi açıdan bakmak

İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Enis Doko, 15 Temmuz hain darbe girişiminin felsefi boyutuna odaklanarak bilim ve din felsefesi bakış açılarından çeşitli tespitlerde bulundu. “Bir darbe ne zaman başlar?” sorusuyla konuşmasına başlayan Prof. Dr. Doko, “düşünsel teslimiyet”, “ahlaki teslimiyet” ve “kamusal teslimiyet” başlıklarıyla darbe süreçlerine giden yolu ele aldı. Bu üç başlığın darbeleri anlamak ve tekrar olmasını engellemek için önem taşıdığını dile getirdi.

Prof. Dr. Doko, “yıkıcı kült”lerin beş kriterini (hukuk ve ahlak sınırı tanımamak, özel hayatı kontrol etmek, yanılmazlık doktrini, dünyayı katı kamplara bölmek, gizli hiyerarşi) FETÖ üzerinden açıkladı. Prof. Dr. Doko, geleneksel dini ve tasavvufi kurumların yıkıcı kültlerden çeşitli yönlerden farklılık gösterdiğine değindi: “itaatin dünyevi unsurlarla değil sadece ahlakla ilgili olması”, “liderin görüşlerinin subjektif olduğunun kabul edilmesi”, “organizasyonun insanı kendisine bağımlı kılmak yerine bağımsız bireye dönüştürmeyi amaç edinmesi” ve “ayrılma özgürlüğü”.

Prof. Dr. Enis Doko, FETÖ ve benzeri yapılanmaların ideolojileri bir araç olarak kullandığını belirtti. Bu duruma karşı nasıl bir bilinçle hareket edilmesi gerektiğini Kur'an ayetleriyle, erken dönem sufi metinleriyle ve modern felsefi yorumlarla örneklendirerek anlattı. Prof. Dr. Doko, 15 Temmuz benzeri girişimlerin olmaması için aklını, ahlakını ve kamusal statüsünü herhangi bir örgüte teslim etmeyen kuşaklar yetiştirilmesinin önemine dikkat çekerek konuşmasını sonlandırdı.

140 yıla yayılan darbeler tarihi ve demokrasiyi korumak

Öğretim üyemiz Doç. Dr. Barış Ertem, Türkiye’nin 140 yıllık darbeler tarihine atıfta bulunarak başladığı konuşmasında darbecilik anlayışını devletlerin bağışıklığı düştüğünde hastalık nüksettiren bir virüse benzetti. Darbe düşüncesinin Fransız İhtilali’nden köken aldığı, darbeciliğin Batılılaşma hareketleri esnasında Osmanlı Devleti’ndeki sınıflar arasında benimsendiği bilgisini verdi.

Osmanlı dönemindeki ilk askeri darbe ile 1876’da Sultan Abdülaziz’in tahttan indirildiğini anımsatan Doç. Dr. Ertem, darbeler sürecinin Cumhuriyet dönemine de 27 Mayıs 1960 darbesiyle sirayet ettiğini belirtti. Öğretim üyemiz; 1971, 1980 ve 1997 muhtıra ve darbelerinin ardından Türkiye’de 2000’lerden itibaren asker-sivil dengesinde bir iyileşme başladığını ve 2007 e-muhtırasının boşa çıkarıldığını hatırlattı. Bu iyileşmenin güçlü devlet ile demokrasiye sahip çıkan milletten temel aldığını ifade etti.

Doç. Dr. Ertem, 15 Temmuz’un diğerlerinden en büyük farkının darbecilerin vahşeti olduğunu vurguladı. “Çünkü bunu yapanlar Türk askeri değil, terör örgütü mensuplarıydı. Asker gibi değil, düşman gibi davrandılar” dedi. Öğretim üyemiz, darbe girişiminin bastırılmasının ardından ordu içindeki terörist yapılar temizlendikçe Türk Silahlı Kuvvetlerinin, devlet yapısının ve savunma sanayiinin daha da güçlendiğini belirtti. Devlet iradesi güçlü ve milletle bütünleşmiş olursa darbe girişimlerinin bertaraf edilebileceğini dile getirdi, bunun 15 Temmuz’da kanıtlandığını söyledi. Doç. Dr. Ertem, FETÖ gibi yapıların kendisini çeşitli biçimlerde yenileyebildiğine ve bu nedenle her zaman uyanık ve tedbirli olunması gerektiğine değindi.

Söyleşinin son bölümünde Prof. Dr. Doko ve Doç. Dr. Ertem, dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı.

Etkinlik kapsamında Anadolu Ajansı fotoğraflarından hazırlanan “15 Temmuz Seçki Sergisi”nde darbe girişimi gecesinden ve ertesi günlerden tarihi anları içeren kareler yer aldı.

İTÜ Ayazağa Yerleşkesi

Rektörlük Binası Maslak-Sarıyer / İstanbul

İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Telefon

0212 285 30 30 (40 Hat)

İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Fax

0212 285 29 10

İTÜ